File not found

Mobilyanın Tarihsel Yolculuğu

Mobilyanın Tarihsel Yolculuğu

Mobilyanın Tarihsel Yolculuğu

Hayatımızın vazgeçilmez unsuru mobilyanın tarihi çok eskilere dayanıyor. Mobilyanın ilk olarak nerede ve ne zaman ortaya çıktığı kesin olarak bilinmiyor. Mobilyaların insanların mağaralarda yaşamaya başladığı Neolitik Dönem'de taştan, kemikten ya da ağaçtan yontularak yapılmış olabileceği düşünülüyor.

En eski ahşap mobilya buluntuları, M.Ö. 3100 yıllarına ait. İnsanların alet yapma ve aletleri kullanma yetileri geliştikçe üretilen mobilyaların da çeşitleri ve tasarımları gelişti. Mobilyalar, insanların hayatını kolaylaştırmanın yanı sıra sanat eseri olarak sergilenme yönüyle de insanlık tarihindeki yerini aldı. Mobilyalar aynı zamanda bir statü simgesi de. Ama malzemesi, tasarımı, fiyatı ne olursa olsun mobilyaların işlevleri yüzyıllardır aynı kaldı. Oturmak, yatmak, depolamak gibi ihtiyaçları karşılayan mobilyalar, yüzyıllardır bu işlevlerini sürdürüyorlar.

Antik Çağ'da Mobilya

Buluntulardan eski dünyada taştan yapılmış şifonyerler ve rafların depolama amacıyla ortaya çıktığı anlaşılıyor. Günümüze kalabilen ilk ahşap mobilya örnekleri Eski Mısır’da görülüyor. Mısır Uygarlığı'ndan çok sayıda ahşap mobilya kalması, firavunların mobilyaları ile piramitlerde mumyalanmasının yanı sıra ahşap malzemenin kuru çöl ikliminde bozulmamasından da kaynaklanıyor. Eski Mısırlıların kullandığı mobilyaların pek çoğu işlevleri açısından bugün kullandıklarımıza benziyordu. Üstü hasırla kaplı sandalyeler, sandık, masa gibi çeşitli mobilyalar kullandıklarını biliyoruz. Mısırlıların abanoz ağacından fildişi süslemeli lüks eşyaları da bulunuyordu. Mısır mobilyaları bugün dünyanın pek çok müzesinde sergileniyor. Yunanlıların da Mısırlılardan etkilendiğini döneme ait buluntulardan anlıyoruz.

Orta Çağ'da Mobilya

Roma sanatının devamı Roman sanatı ile bunu takip eden dinsel etkilerin ağır bastığı ve çağa daha çok damgasını vuran Gotik sanatı oldu. Bunun yanında Bizans’ta, Arap ülkelerinde, Anadolu’da ve Uzakdoğu ülkelerinde de mobilya ile ilgili örnekler görüldü. Orta Çağ, Doğu Roma İmparatorluğu'nun yıkılışı ile son bulmasına rağmen, Gotik sanatı bir süre daha etkisini sürdürdü ve Rönesans ile yeni bir sanat anlayışına yerini bıraktı.

Bizans’ta mobilya biçimleri oldukça basit olmakla beraber, doğu sanatının etkisinde kalması nedeni ile çok süslü bir görünümdeydi. Selçuklularda ağaç malzemeden yapılan eserler arasında titizce işlenmiş oyma ve kakmalı mihrap, minber, rahle, kapı ve pencereler görülür. Osmanlı Dönemi'nde daha çok alçak sedirlere oturuldu, yer sofralarında yemek yendi ve duvarların üst kısımlarına dizilmiş yarı kapalı raflar, ağaç malzemeden yapılmış gömme dolaplar kullanıldı. Edirnekarı gibi değişik karakterde mobilya yapımına başlandı.